Nereye gitmek istediğimizi ve oraya nasıl gideceğimizi tek cümlede söyleyebiliyoruz — gerisi bunun günlük işe dönüşmesinden ibaret.
Uluslararası denizlerde Türk gemicisinin layık olduğu konuma gelmesini sağlamak.
Bu cümle bizim için bir slogan değil, bir ölçüt. Yetiştirdiğimiz her gemi adamının yabancı bayraklı bir gemide, çok uluslu bir mürettebatın içinde kendini geride değil eşit hissetmesini istiyoruz. Bunun yolu iyi niyetten değil, iyi eğitimden geçiyor.
Kaliteyi kendine misyon edinerek; kaliteden, dürüstlükten ve çalışma azminden ödün vermeyen “Gemi Adamı” adaylarına en iyi imkânları sunmak ve bu sektöre daha uzun yıllar hizmet etmek.
Bunu yaparken tecrübemize tecrübe katarak yolumuza devam ediyoruz. Her yeni grup, bize de bir şey öğretiyor; programlarımızı buna göre güncelliyoruz.
Bir eğitim kurumunun kalitesi, en zorlandığı anda verdiği kararlarla ölçülür.
Bir adayın ihtiyacı olmayan bir programı satmak kısa vadeli kazanç, uzun vadeli itibar kaybıdır. Doğru sırayı söyler, gerekmiyorsa “gerekmiyor” deriz.
Uygulamalı tatbikatların herkesin fiilen katılabildiği bir grupta yapılması gerekir. Bu yüzden programlarımızı takvime göre değil kontenjana göre açıyoruz.
Sağlık raporu, cüzdan, liman işlemleri — bunlar ilk kez yapan biri için labirent gibidir. Evrak takibini adayın omzuna yüklemiyoruz.
Denizcilik tek bir belgeyle biten bir yol değil. Yeterlilikler yenilenir, yeni eğitimler gerekir. Adayımızın yanında ilk gün değil, kariyerinin her döneminde olmayı hedefliyoruz.
Süreç boyunca aynı danışmanla çalışırsınız. Telefonu her açtığınızda dosyanızı sıfırdan anlatmak zorunda kalmazsınız.
Gemi ve nakliye acenteliği de yaptığımız için eğitimi teoriyle değil, operasyonun gerçek diliyle anlatıyoruz.